|
Batman’da konuşulan korkunç iddia
Kategori: Dünya, Haberler, Türkiye üzerine, YaşamEklenme Tarihi: Eyl 29th, 2011Ekleyen: bulentsokurBatman’da hamile bir kadınla biri anne karnında iki çocuğun ölümünden kim sorumlu?Batman’ın Ömergöze Köyü’nde zımni bir anlaşma var: Duymadım, görmedim, konuşamam! Bu köy, -ki çoğunluğu akrabadır ve şehirdeki inşaatlarda boyacılık-sıvacılık yaparak geçinirler-, iki çadırda sessiz bir acı yaşıyor. Acı var ama bir de şüphe… İki gün önce PKK ve polis arasında yaşanan çatışmada ölen 32 yaşındaki hamile Mizgin Doğrul, üç yaşındaki kızları Sultan, yaralanan baba Talat Doğrul ve şans eseri yara almadan kurtulan şeyma, Hivda ve Nurda bu köydendi. Batman merkezdeki evlerinden akşam babaanne Ayşe ve anneanne Maşallah’ı ziyarete gelmiş, dönüş yolunda silahların ortasında kalmışlardı. Mizgin 8 aylık hamileydi. Yıllardır bekledikleri erkek bir çocuğa. Biz gazeteciler sezaryenle annesinin karnından kurtarılan bu bebek Savaş mı olsun, Barış mı diye romantik bir hikâye yaratmaya çalışırken dün sabah öldü. Ve Ömergöze’de annesinin ve küçük ablasının yanına gömüldü. Erkeklerin taziye çadırından kovalanmaktan beter ediliyorum önce. Çünkü ıstanbul’dan geldim ve onların deyimiyle “Ne deseler yazamam”, çünkü ben ‘Türk basınıyım’. Bir süre sonra konuşmayız ama çay ısmarlarız seviyesine eriştik. Akrabalar “Bize göre her şey açık ama anlatamayız. Siz sorun soruşturun. MOBESE kameralarına bakın. Ölümlerin sorumlusu orada bellidir” diyor. Nasıl oldu? Plakayı alan özel harekâtçı polis Serdar adı verilen zırhlı aracıyla Ömergöze Köyü’nü şehre bağlayan yolda beklemeye başlar. Tam o sırada annesini ve kayınvalidesini ziyaret eden Talat Doğrul’un arabası da o yolda seyir halindedir. Yan yoldan çıkar ve Körük Caddesi’ne bağlanır. Açılan ateş sonucu kurşun anne, baba ve Sultan’a isabet eder. Talat Doğrul yaralı halde otomobili 1 km daha sürerek hastaneye varır. Bu arada ağabeyini telefonla arar. Köydeki akrabalar soluğu hastanede alır. O sırada emniyet mensuplarıyla aile arasında ciddi bir tartışma yaşanır. PKK’lı sayısı iki mi üç mü? Köydeki ikinci çadır kadınların… Hastaneye vardığında çatışmadan sağ kurtulan 11 yaşındaki Hivda’nın babaannesine “Bizi askerler vurdu” dediğini öğreniyorum. Asker dediği, özel harekatçı polisler mi? Böyle sorunca hemen “Biz bilmiyoruz. Hivda da küçük çocuktur, şoktadır, ne dediğini bilmez” diyorlar. Başkan: Şüpheler var Eldeki somut veriler Bölgede bir bilgi savaşı ve yarışı yaşanıyor, belli. Ne oldu, kim ne diyor, parçaları birleştirmeye çalışıyorum köyün asfaltlanmış tek yolunda yürürken. Bu yol mezarlığa çıkıyor. Yan yana üç mezar. Biri diğerinden küçük, diğeri hepsinden çok çok küçük. ısmi konmayan bebeğin mezarı o. 24 saati bulmayan bir hayatın boyutlarını veriyorum şimdi size: Eni iki tuğla, boyu altı tuğla. O kadar. Aslında tüm bu karmaşanın ve kirliliğinin içinde sahici olan tek bilgi de bu. |
|
|
|
|



